Ahlen,03.07.2009

Köy Enstitüleri ve İvriz Öğretmen Okulu Harabeleri

 

Her köye gidiş ve gelişimde sevinçle garipsi bir hüzün sarar içimi.Baktığım ve gördüğüm her şeyde,yerde hafızalardan silinemiyecek kadar anılar sinema şeridi gibi bir anda gelip geçiyor.

 

Ziraattan köy istikametine yönelen dolmuş,bayır yukarı adeta inlercesine giderken benzeri iniltiler hafızamda da sanki elektrik gibi aniden kıvılcımlar saçıyor.Yılda birkaç hafta gidip gelme durumu,anıları hafızalardan silmeye yetmiyor,günlük yaşamın bir parçasına dönüştüremiyor.

 

Uygulama’nın yerinde kavak yelleri esiyor,ki öğretmen okulu sınavına hazırlanmak üzere öğretmenim Şinasi Odabaşı bir aylığına ders vermişti.Üç kilometre civarında olan yolu yaya olarak gelir giderdim.Bir seferinde,çocukluk işte,Belen’in altında Mahmut Dayı’nın Reo kamyonuna arkasından sarkındım,güya yürümemiş olacaktım,okuldan itibaren ziraat aşağı kamyon süratlendi,işin kötüsü Rahmetli Mahmut Dayı’nın haberi yoktu,söylemeye zaten korkardım,Uygulama’ya geldiğinde kendimi olduğu gibi bıraktım yola ama dizlerim yırtılmış,ağzım yüzüm yara bere içindeydi.O günü izimin üzeri geri köye döndüm,zira kılık kıyafet görülmeye değerdi.O gün,bu gün,biri bir arabanın arkasından asıldı mıydı,hem korkarım,hem de o olayı yeni olmuşcasına tekrar yaşarım.

 

Uygulama’yı geçtikten sonra okulun küçük çamlığı görünür,o bozkırda ağaçların güzelliği bir ayrı görünüyor,insanın o ağaçları adeta tek tek inceleyesi geliyor.Çamların bitimiyle beraber okulun girişi ve yanıbaşında oldukça harabeleşmiş benim I-C Sınıfı geliyor,br tarafta sözümona modern bina derslikleriyle beraber,öbür tarafta kaderine terkedilmiş eski dershaneler,yatakhaneler,lojmanlar.Üstelik bir de Uygulama ile okul arasında öğretmenlerin oturması için altı yedi katlı apartman yapmışlar,oturan yok,camları kırılmış,velhasıl kendi haline terkedilmiş bir yapı.Bazan kendi kendime soruyorum, „bu devletin bu kadar mı çok parası var“milyonlar boşuboşuna toprağa gömülmüş,kimseye faydası yok,ayrıca da insana bir üzüntü veriyor.

 

Köyümüze giden yol öğretmen okulunu teğet geçerek devam eder.Okulu çıkaraktan eski bayrak töreni yaptığımız meydan görünür,o alan şu anda yesillendirilmiş,bu sevindirici bir şey tabii ki.Her köye gidişimde okulun yanından gitmeme rağmen mezun olduğum 1970 yılından bu yana bir kere olsun o eski binaların arasından,o yollarından,o öğretmen lojmanlarının arasından.o eski basket ve veloyboy sahalarının yanından bir kere gitmedim,nedense içimden gelmedi,cesaret edemedim,herhalde eski hayalimdeki olkulu o şekliyle yaşamaya devam etmek istiyorum.

 

İki kez pilav günü adı altında eski mezunların buluşmasına katıldım,maalesef eskilerden pek gelen olmadı,sebebini de;okulu o haliyle birçoğunun görmek istemediğini ve de pilav gününün başka bir yerde kutlanmasını hoş görmediklerini söylediler.

 

Evet,maalesef,maalesef,o sözüm ona eski binalar ki,ne kadar sağlam yapmışlarsa hala yıkılmadı,sanki inat edercesine yıkılmamak istecesine harabe halinde hala ayakta duruyor,o binalar ki ,yapanların belki de hepsi rahmetli olmuştur,kemikleri sızlamasın diye yıkılmıyor.Binaların yapımında her ne kadar bizim köylülerden de çalışmış olsalar da yine bizim eski yaşlılarımız hep anlatırlardı,okul müdürü dahil bütün okul personeli kendi elleriyle yapmışlar.Bari yıkılmıyor,tamir edilse de müze gibi ziyaretçilere açılsa,isteyen kötü okuldu desin,isteyen de yazık oldu bu okula desin…….!!!!!!????????

;Mustafa Dumlu

Please publish modules in offcanvas position.