28.07.2009
İvriz İlköğretmen Okulunda İkmale Kalmak-Son Bir Aylık Özel Sınav
 
Birçok arkadaşlarımız için son şans, ümitti. Ben yaşamadım ama yaşayan arkadaşlarımdan biliyorum. İmtihanlar verilene kadar tek ayak üstünde durulurdu. Kolay değil, bir yıl geç maaş alabilmek, yoksulluğu bir yıl daha fazla yaşamak. Zaman zaman yalvarmalar, kendine küfürler, bazan kafayı vurmalar, saç yolmalar, evde babadan azar işitmeler, arkadaşlardan ayrılmalar………..
 
İkmale kalmak, bizim zamanımızda en çok kullanılan kelimelerden birisiydi.Bütünleme sınavı, imtihanı.Yanılmıyorsam ikmale kalanlar okullar açilmadan önce sınavlara hazırlanmak üzere ikmale kaldığı derslere çalışmak üzere önceden okula gelirler, veya okulda kalarak derslere hazırlanırlar ve sınavlara katılırlar.İkmalde sınavını verenler bir üst sınıfa geçerler veremiyenler sınıfta kalarak aynı sınıfı tekrar ederlerdi.
 
Bir şans daha vardı ikmale kalan öğrenciler için : Öğretmenler Kurulu.Bu kurulda gurup öğretmenlerimizin rolü oldukça büyüktü, bu yüzden birçok arkadaşlarımız sene sonu yaklaşırken gurup öğretmenleri ile konuşarak durumunu öğrenmeye çalışırlardı.Bir veya iki ders zayıf da olsa öğretmenler kurulu kararı ile sınıfını geçebilirdi.Ama, zayıf veren ders öğretmeni ille de kalacak derse, onun sözü sonuç olurdu.
 
Ben hiç ikmale kalmadım, altı yıl boyunca ikmale kalmadan yaz tatillerinin tadını çıkardım, o
bakımdan kafam rahattı.Beşinci sınıftayken birinci dönem dört zayıfım vardı, rahmetli anam
ağlamıştı, hatta edebiyat hocamız Nuri Göngör ile konuşmuş, o hocamız da derslerine ikinci
dönem iyi çalışsın, başarır demiş, öyle de oldu.
 
Benim başarım sıradan bir başarı idi. Övünülecek kadar büyük başarım yoktu. Diplomamı
iyi“ ile alarak mezun oldum.Müzik ve Resim derslerim genellikle pekiyi olduğu için not
Ortalamamı etkileyerek iyi oldu. Yoksa orta ile mezun olacaktım.
 
Mezuniyet için son sınıf yani altıncı sınıflar bir ay aralıksız çalıştık. Okul normal kapandıktan
sonra bütün sınıflar memleketlerine gider, altıncı sınıflar mezuniyet imtihanlarına
hazırlanmak üzere okulda kalırlardı.Her öğrenciye bir sınıf tahsis edilir ve bir ay boyunca
derslere çalışılır, her iki günde bir imtihanlar yapılırdı. İmtihanlar hem yazılı, hem de sözlü
olurdu.Bu sınavları başaramıyanlar yine ikmale kalır, ikmalde verebilirse „eyül mezunu“ ,
normal zamanında imtihanları verenlere „yaz dönemi mezunu“ denirdi.
 
Yaz dönemi mezunları aylıklarını ağustos ayından itibaren almaya hak kazanır, eylül dönemi
mezunları üç ay geç aylık almaya başlarlardı.Bu nedenle son o bir aydaki arı gibi öğrencilerin
çalışmasını görmek lazım.En çok sevindiğimiz, sigarayı rahat içebilmek, kontrol yok, sanki
okulla alakan kalmamış gibi.Öğretmenlerimiz de artık bizlere bir öğrenci gözüyle değil,
sanki öğretmen olmuşuz gibi muamele ederlerdi. Bu çok hoşumuza giderdi.Okulun geniş
bir alanda olması ise, olan serbestliğimize bir serbestlik daha katıyordu.
Mustafa Dumlu

Please publish modules in offcanvas position.