Antalya, 21.10.2009

Hayat Bu, Bazan Güler Bazan Ağlarsın

 

Derin derin dalmışken,

Taaa gerilerdeki sıcak günlere,

Bir araba gürültüsü,

Bir çocuk sesi,

Arkalardan onu ünleyen annesi,

İki genç, biri kız biri erkek,

Aldırış etmiyorlar, duymuyorlar,

Kimin sesi, kimin sevinci,

Bir bisiklet, ıslığı bir ayrı,

Aklıma geliverdi,

Bizim çobanın sesi.

Endamı bir ayrı, şalvarı yerleri süpürür,

Saçları güzel, nesine mini etek,

Sürmesi güzel, gereksiz boyası,

Nasırlı ve sert elleriyle,

Aşkı dünyaya bedel.

Geçiyor insanlar, bir o yana bir yana,

Sanki birilerini arıyorlar,

Kimisi hızlı, kimisi yavaş,

Bilemezsin dertlerini,

Kimbilir, belki anası hasta,

Belki bir yakınını kaybetmiştir,

Zordur anlamak,

İnsan denen varlıkları,

Kimi dilenir açlığından,

Kimi dilenir dilenmek için,

Yaşlı bir amca geçer yoldan,

Düşünür, versem mi vermesem mi ?

Bir çocuk bakar alaylı alaylı,

Yaşlı bir teyze hayıflanır,

Dilenci hep aynı tonla :

„Allah rızası için „

Kenarda bir gariban çekiyor,

İçiyor, çekiyor umarsamazcasına,

Gelen geçen onu ilgilendirmiyor,

Kimileri bakıyor, kafasını sallıyor,

O hiç birini görmüyor,

Arasıra içini çekiyor,

Ben kendime bir yer arıyorum,

Kafam karışık, ben neredeyim ?

Bütün bu yaşananlar,

Ben neresindeyim ?

Nafile, nafile,

Bulamuyorum kendime bir döşek,

Biliyorum, oradan geçenlerin birçoğu,

Eşek mi eşek,

Bazan diyorum çok ama çok zengin olsam,

Vazgeçiveriyorum bir anda,

Ne olur ki zengin olsan,

Değil mi ki üç öyün yemeğin esiri,

Bir odanın hapsi,

Ne yazar saraylar senin olsa,

Ne yazar onlarca sevgilin olsa,

Ne yazar binlerce araban olsa,

Ne yazar binlerce hizmetçin olsa,

Ne yazar ne yazar insan olamadıkça…!!!!

 

Mustafa Dumlu

Please publish modules in offcanvas position.