Ahlen, 07.12.2009

Dedikodu, Göz Kırparak Sohbet Edebilenler

 

Aslında dedikodu ruhsal sağlık yönünden çok sağlıklıymış. Ama nereye kadar, yoldan çıkan bir araba devrilebilir, insanlar can verebilir. Dedikodu yüzünden binlerce insanlar katledilmişlerdir, belki de devletler yıkılmıştır. Dedikodu yüzünden Osmanlı Tarihinde canından olan paşalar olmuştur.

 

Sohbetler dedikodularla süslenir, daha da bir koyulaşır, ben de yaparım zaman zaman dedikodu, sınırı aşmadan belli kıstaslarla.

 

Dedikodu yapmayan insan yoktur herhalde hayatında. Az veya çok, ölçülü veya öçüyü kaçırarak ille de az da olsa yapmıştır dedikodu. Hele yalnız yaşayan insanları düşünün, herşeyden önce konuşmaya ihtiyaçları daha fazla, konu bulmakta zorluk da çekilirse, dedikodu imdada yetişir.

 

Rahmetli Hoca Osman dayı kafasını sallayarak köyümüzdeki birkaç kadın için „ayaklı telsizler „ terimini kullanırdı. Yani nerde ne var, kim ne söylemiş veya söylememiş, beş dakika onlarla konuş, yeter. Her yerden haber alırsın.

 

Benim hiç sevmediğim bir ahlak, mutlaka birçok insanın da sevmediği ahlak, biriyle sohbet ederken seninle sohbet eden vatandaş aynı anda bir üçüncü veya dördüncü kişiyi de idare ederek kaş-göz hareketleriyle aklısıra sohbete katılanların hepsini sözümona menmun etmiş oluyor, ki aslında bu tür tipler sevilen insanlar değildir, zaten sempatik de olamazlar. Ben kendi adıma o tip insanlardan mümkün mertebe sohbet etmemek için kaçınırım.

 

Kaş-göz hareketleriyle sohbet ettiğini zanneden insanlar, kendileriyle alay edildiklerini göremezler, çünkü o vatandaş kime hangi hareketi yapacağının hesabının peşindedir.Ne güzel saf saf, temiz duygularla sohbet etmek varken ne gerek var pişmiş aşa su katmaya. Aslında o tür insanların iç dünyalarında huzur yok.

 

Bu tür hareketler çoğunluk şakayla karışık yapılır, arkasından da tasdik bekler ki diğerlerini inandırabilsin, böylece gurup içerisinde yerini sağlamlayabilsin.

 

Sağlığında hep arkasında atıp tutmuştur, olmayacak lafları etmiştir. Ölümüyle birden herkesten öne geçerek tereciye tere satmaya kalkar, üstelik kendisini önce inandırır, kendi inansın ki diğer insanları da inandırabilsin. Sözümü Mevlana’dan özlü bir söz söyleyerek bitirmek istiyorum:

 

 Sevgide güneş gibi ol,

dostluk ve kardeşlikte
akarsu gibi ol,

 

hataları örtmede gece gibi ol,
tevazuda toprak gibi ol,
 

öfkede ölü gibi ol,
her ne olursan ol,
ya olduğun gibi görün,

 

ya göründügün gibi ol.

 

 

 
Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.

 

 

Mevlana

Mustafa Dumlu

Please publish modules in offcanvas position.